Yaşam

Ayrılık acısını kim nasıl yaşar?

Yazan: Tansu Yazoğlu

‘Erkekler Ağlamaz’ sözünü klişeler arasına almanın zamanı çoktan geldi. Erkekler de kadınlar gibi ayrılık acısını çekiyor, fakat belli etmiyor. Aşk acısı, cinsiyet ayrımı gözetmeden ilişkinin niteliği ve süresine göre herkesin yaşadığı bir süreç

Erkekler ve kadınlar duygularını farklı şekillerde gösterir. Eski sevgilinizin, ayrıldıktan sonra sizin kadar incinmediğini sanmayın. Etrafta dolaşıp arkadaşlarına kalbinin ne kadar kırık olduğundan bahsetmiyor olması, onun sizin kadar üzgün olmadığı anlamına gelmez. Popüler inancın aksine erkekler de aşk acısı çeker, hatta ağlar. Ama bunu itiraf etmek yerine, öfkelerinin ardına saklanırlar.

Ayrılıklarda yalnızca kadınların acı çektiğini düşünüyorsanız aldanıyorsunuz, erkekler de çok acı çekiyor. Belki kadınlar kadar duygularını dışa vuramadıklarından, erkeklerin acı çekmediği düşüncesi kadınların iç rahatlatma ve kendilerini iyi hissetmek için, ardına sığındıkları koca bir yalan.

Uzman Psikolog Melis Yiğitbaş

Çift ve aile terapisi uzmanı Melis Yiğitbaş; Ayrılık sonrası süreçte sadece kadınların acı çektiği düşüncesinin çok yanlış olduğunu ve bu durumu kadın veya erkek olarak cinsiyetçi bir boyuta indirgemenin çok büyük bir hata olduğunu vurguluyor. Her iki cinsin de duyguları olduğunu, fakat bazı toplumsal dayatmalar ve normlardan dolayı her iki cinsin de ayrılık acısını farklı yaşadığını ifade ediyor. Uzman psikolog Yiğitbaş, ayrıca yapılan bir deneyi de paylaşıyor; Kavga eden iki çiftin kalp ritimleri ölçülüyor kavga esnasında kadın bağıran ve sürekli konuşan taraf, erkek susan ve dinleyen taraf, bu iki bireyin  kalp ritimlerinin kavga esnasında aynı ölçüldüğünü belirtiyor. Sadece erkekler bu toplumsal klişelerden dolayı duygularını kadınlar kadar özgür yaşayamıyor. Kadınlar ise bu konuda daha özgür ve acısını layığıyla yaşayabiliyor.

Yiğitbaş, “Kadın 1 ay üzülür unutur, erkek 1 ay sonra pişman olur” gibi genellemeler yapmanın çok doğru olmadığını belirtiyor. Fakat bireylerin kendilerini rahatlatmak ve belirsizlik psikolojisinden kurtulmak için bu gibi genellemelere ihtiyaç duyduklarını da ifade ediyor. Kadınlar sadece duygularını özgürce yaşama ve paylaşma konusunda daha cesur. Erkeklerde ise bu acıya reaksiyon, sessiz kalma ve öfke şeklinde kendini gösteriyor. Bunun dışında yaşanan acı, ilişkinin uzunluğuna ve ciddiyetine bağlı olarak farklı şekillerde kendini hissettiriyor.

Yaşları 21-23 arasında değişen gençlere aşk acısıyla ilgili dört soru yönelttik…

Aşk acısından dolayı yaptığınız en aptalca şey nedir?

Hazal: Sabaha kadar hüngür hüngür ağladım.

Kübra: Saatlerce uyku ilacı alıp uyumak.

Elif: Hüngür hüngür ağladım ve gizli numaradan arayıp işlettim.

Faruk: Kusana kadar yemek yedim.

Enes: Sokağı aleve verdim.

Sedat: 1ay boyunca telefonla her dakika aradım.

Ayrılıktan sonra ilk kimi ararsınız?

Hazal: Ayrılık sonrası ilk en yakın arkadaşımı ararım.

Kübra : Direk arkadaşımı arar ve saatlerce onunla dertleşir ağlarım.

Elif: En yakın arkadaşımla paylaşırım.

Faruk: En yakın arkadaşım.

Enes: ilk başlarda yalnız kalmak isterim.

Sedat: Kankamı ararım, beraber sabaha kadar alkol içeriz.

Acıyı nasıl hissedersiniz?

Hazal: Acıyı her an yaşayarak hissederim. Hiç aklımdan çıkmaz.

Kübra: Aşk acısından dolayı yemek yiyemem.

Elif: Çok yoğun hissederim.

Faruk: Beynimde hissederim.

Enes: Hatıralarlarla.. özellikle akşam saatleri benim için dayanılmaz olur.

Sedat: Acıyı her an her dakika hissederim, unutmam 2 seneyi bulmuştu.

Nasıl kafa dağıtırsınız?

Hazal: Arkadaşlarımla gezip dolaşırım.

Kübra: Dizi izlerim ve yalnız kalmak isterim.

Elif: Arkadaşlarımla vakit geçirerek.

Faruk:Alkol içerim.

Enes: Aksiyon film izlerim.

Sedat: Ona inadımdan ilişki boyunca yasak olan her yere giderim.

 

1 Yorum

  • Toplumsal normlardan dolayı kısıtlanan davranışlar ve özgürlükler var.Erkeklerin ağlayamaması ve kadınların toplumda sesli bir şekilde kahkaha atmaması gibi.’Millet ne der’ düşüncesiyle oluşmuş dayatmayı ancak empati kurarsak ve birbirimize saygı gösterirsek bundan kurtulabiliriz.

Yorum yazın