Gündem

‘Ahmet Şık ve Nedim Şener’e derhal tahliye’

Yazan: HaberVs

Uluslararası Yazarlar Birliği, Sınır Tanımayan Gazeteciler ve İnsan Hakları İzleme Örgütü'nden Şık ve Şener’e duruşma öncesinde destek mesajları.

Uluslararası meslek örgütlerinden, Ahmet Şık ve Nedim Şener’e destek açıklamaları geldi. Oda TV soruşturması kapsamında tutuklu yargılanan ve aralarında Şık ve Şener’in de bulunduğu 10 gazeteci ve yazar, yarın saat 10:30’da Çağlayan Adliyesi’nde ilk kez hakim karşısına çıkacak.   

Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN) Başkan Yardımcısı Eugene Schoulgin, 264 gündür cezaevinde bulunan Şık ve Şener’in derhal tahliye edilmesi gerektiği görüşünde. Ahmet ve Nedim’in Gazeteci Arkadaşları’nın (ANGA) oluşturduğu ozgurbasin.blogspot.com sitesi için değerlendirmede bulunan Schoulgin, “Uluslararası PEN olarak, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Deklarasyonu’nun 19. maddesinin sağladığı haklara uygun olarak, sadece görüşlerini açıkladığı için tutukluluk yaşayan -başta Ahmet Şık ve Nedim Şener olmak üzere- tüm yazarların, gazetecilerin, yayıncıların ve aydınların derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz” dedi.

Uluslararası PEN adına son 15 yılda dünya çapında ifade özgürlüğünün durumunu izlediğini ifade eden Schoulgin, Türkiye’deyse son sekiz dokuz yılda “ciddi bir geriye gidiş” gözlemdiğini söyledi: “Sadece bu yılın ilk 10 ayında yargısal uygulamalara tanıklık ettiklerimle itiraf etmek zorundayım ki, endişe ve hayalkırıklığı yaşadım. Ahmet Şık ve Nedim Şener’e yönelik gözaltı ve muamele, araştırmacı gazeteciliğe yönelik toleranssızlığa geri dönüşün ciddi bir örneği oldu. Söylemek zorundayım ki, bu maalesef karşımıza çıkan tek örnek de değil. Yazarlar, gazeteciler, yayıncılar ve aydınlara yönelik geçen haftaki kitlesel gözaltı veya tutuklamalar, sadece Uluslararası PEN tarafından değil, uluslararası çapta tüm  meslektaşlarımızca dehşetle izlenmeli.”

Sınır Tanımayan Gazeteciler: “Amaç, araştırmacı gazetecilere yönelik baskı

Yarınki duruşmaya katılacak olan Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü Avrupa Masası Direktörü Johann Bihr ise Ahmet Şık, Nedim Şener ve Oda TV çalışanlarına yönelik davanın “araştırmacı gazetecilere yönelik ölçüsüzce genişleyen baskıları”sembolize ettiği görüşünde.

'Dünyanın gazetecisi Çağlayan'da

Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın yaptığı duyuruya göre, 90'dan fazla meslek örgütünün oluşturduğu Gazetecilere Özgürlük Platformu ve uluslararası heyet temsilcileri, yarın Çağlayan Adliyesi'nde, 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davayı takip edecek ve duruşma öncesinde saat 10:30'da uluslararası heyetle birlikte basın açıklaması yapacak. Uluslararası heyette yer alan örgüt temsilcileri şöyle:

Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ – European Federation of Journalists) Başkanı Arne König ve Başkan Yardımcısı Philippe Leruth, Alman Gazeteciler Sendikası’ndan Ramis Kılıçarslan ve Monika Kabay, Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI – International Press Institute) Başkan Yardımcısı Pavol Mudry ile Avrupa ve Kuzey Amerika Basın Özgürlüğü Danışmanı Steven Ellis, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF – Reporters Without Borders) Avrupa Sorumlusu Johann Bihr, Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ – Association of European Journalists) Başkan Yardımcısı Saia Tsaouasidou.

Konuyla ilgili ANGA’ya açıklama yapan Johann Bihr, davanın araştırmacı gazeteciliği hedef aldığına inanıyor: “Dava yaygın bir baskıya işaret ediyor. Gazetecilerin ilk duruşmada tahliye edilmelerini bekliyoruz. RSF bu yargılamanın paranoyak ve baskıcı bir yargı pratiğinin göstergesi olduğu; terörle mücadelenin ötesine geçen, demokratik tartışma ortamını ve araştırmacı gazeteciliği hedefleyen bir yapısı olduğu görüşünde. Gazetecilerin tedbir amaçlı denilen tutukluluk süresi sekiz aya ulaştı. Bu, maalesef Türkiye'de oldukça yaygın ancak kabul edilemez bir uygulama.”

Sanık gazetecilerin bir düşünce suçu çerçevesinde yargılandıklarına işaret eden Bihr, gerekçesini şöyle açıklıyor: “Gazeteciler aslında, Ergenekon dava sürecinin ağır şekilde eleştirmek, yargıçların iktidarın mücadelesine hizmet ettiğini ve siyasi ayıklamaya gittiğinin iddia etmekle suçlanıyorlar”.

Uluslararası delegasyonun bir parçası olarak Gazetecilere Özgürlük Platformu’nun (GÖP) organize ettiği tutuklu gazetecilerin aileleriyle buluşma etkinliğine katılacağını söyleyen Johann Bihr, delegasyonun Ankara'dan randevular talep ettiğini, olumlu yanıt veren bakanlarla da görüşme yapılacağını kaydetti.

RSF: Kitaptan Bomba Olmaz!

RSF, daha önce de Şık ve Şener’in tutukluluğunun hangi politik, yargısal ve sosyal konjonktürde gerçekleştiğine dair önemli tespitler içeren ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası arenada kitapların bomba olabileceğine dair açıklamalarına da atıf yapan “Kitaptan Bomba Olmaz! Türkiye’de medya ve yargı: Güvensizlik ve Güvenlik Refleksi Arasında”  başlıklı raporunu kamuoyuna duyurmuştu.

İnsan Hakları İzleme Örgütü: “İkna edici tek kanıt yok”

Meslek örgütlerinin yanı sıra ANGA’ya açıklama yapan bir başka kuruluş da İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Türkiye Raportörü Emma Sinclair-Webb’di. “Oda TV İddianamesi incelendiğinde savcılığın terörizme dair suçlamalara bir tek ikna edici kanıt ortaya koymadığını görürsünüz” diyen Sinclair-Webb’e göre daha şaşırtıcı olan, her iki habercinin de dava henüz başlıyorken sekiz ayı hapiste geçirmiş olması.  Davayla ilgili temel sorunu “Türkiye’de terörizmin tanımının çok geniş olması” şeklinde özetleyen Sinclair-Webb şöyle devam etti: “Gazetecilerin karşı karşıya kaldığı davanın, Türkiye’de şiddetle bağlantıları olmayan, şiddete teşvik etmeyen ve buna lojistik sağlamayan yüzlerce kişi gibi, geçmişte de yıkıcı etkisi oldu. Hükümet, adalette bu sapmaya neden olan söz konusu düzenlemeleri değiştirmek için acil adımlar atmalı.”

 Ahmet Şık ve Nedim Şener, 'Ergenekon' soruşturması kapsamında 3 Mart’ta düzenlenen operasyonda gözaltına alınmış, 6 Mart sabahı tutuklanmışlardı.

Şık ve Şener ile birlikte, 18 Şubat’ta tutuklanan Oda TV İmtiyaz Sahibi Soner Yalçın, Genel Koordinatör Doğan Yurdakul, Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, Haber Müdürü Barış Terkoğlu, yazarlar Sait Çakır, Müesser Yıldız, Çoşkun Musluk ve ile tutuksuz yargılanan Oda TV Ankara Temsilcisi Mümtaz İdil hakkında “Ergenekon örgütüyle bağlantıları olduğu” iddiasıyla dava açılmıştı.

Eski Emniyet müdürü Hanefi Avcı, MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu ve İklim Ayfer Kaleli dahil 12'si tutuklu 14 şüpheli hakkında düzenlenen iddianame, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 9 Eylül’de kabul edilmişti. Kozinoğlu'nun 13 Kasım'da cezaevinde yaşamını yitirmişti.

1 Yorum

  • ne güzel dünya sınır tanımazlar insanları suçlu suçsuz yargılarlar sonra kendi yandaşlarına sıra geldimi derhal serbest bırakılmalılar onlar asla yargılanamazlar çünkü gazeecilik dokunulmazlıkları var ya ne biliyorsunuz suçsuz olduklarını yargıdan bu kadar korktuğunuza göre demekki suçlusunuz ben yargıdan adaletten korkmuyorum çünkü suçsuzum

Yorum yazın